Ceza Hukuku

Toplumun, devletin ve bireylerin çıkarlarını koruyan Ceza Hukuku, bireyi bireyden, bireyi devletten ve devleti bireyden korur. Bunu yaparken belirli hükümleri bir rehber olarak kullanır. Bu kapsamı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen ceza hukuku, emirler ve yaptırımlar içerir. Bu emirler ve yaptırımlar hakkında uzmanlaşmış avukatlar kimi yerlerde ceza hukuku avukatı olarak adlandırılabilir. Fakat avukatlık mesleğinde bu tarz tabirler yer almamaktadır.

Türk Ceza Kanunu iki farklı bölümden oluşur. Bunlardan ilki Türk Ceza Kanunu Özel Hükümler başlığı altında tanımlanır. Bu alanda suç olarak belirlenen, gerçekleştirilmesi illegal olarak sayılan eylemler ve ceza yaptırımları tanımlanmaktadır. Türk Ceza Kanunu Genel Hükümler ise bu özel hükümlerde belirtilen suçlar için ortak kurallara atıf yapar.

Ceza Hukuku Nedir?

Toplumsal düzeni sağlama amacıyla suç ve cezaları belirten ceza hukuku şu anki haline kavuşmadan önce uzun bir dönemden geçmiştir. Toplumun, devletin ve sosyal yaşamın dönüşmesi ile ceza hukukunda da birtakım değişiklikler yaşanmıştır. Türkiye’de ceza hukukunun dönüşümü ise Cumhuriyet Döneminden itibaren yaşanmıştır. 1889 tarihli İtalyan Ceza Hukuku’nun örnek alınması ile Türk Ceza Kanunu ilk şeklini almıştır. Şu anda kullanılan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ise 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. 

Tüm bu bilgiler doğrultusunda Türk Ceza Kanunu’nun iki işlevi olduğu söylenebilir: Cezalandırıcı işlev ve koruyucu işlev. Türk Ceza Kanunu cezalandırıcı ve koruyucu işlevlerinin yanı sıra bazı temel amaçları da bulunmaktadır. Bu amaçlar Türk Ceza Kanunu’nda yer alır. 

  • Kişi hak ve özgürlüklerini korumak
  • Toplum barışını korumak
  • Kamu düzeni ve kamu güvenliğini korumak
  • Hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi korumak
  • Suç işlenmesini önlemek Türk Ceza Kanunu’nun temel amaçlarıdır.

Ceza hukuku gibi genel bir alan, altında farklı yardımcı disiplinler barındırır. Adli tıp ve kriminoloji gibi alt dallar ceza hukukunun cezalandırıcı ve koruyucu işlevini yerine getirmesine yardımcı olur. İddia ile başlayan, savunma ile devam eden ve yargılama ile son bulan ceza davası süreçleri içerisinde bu alanlardan da faydalanılır. 

Ceza Hukukunun İlkeleri

Hukukun uygulanmasında bir keyfilik yaşanmaması için ceza hukuku belirli ilkelere tabidir. Bunlardan ilki ve en önemlisi kanunilik ilkesidir. Bu ilke özellikle devlete karşı bireye güvence verir. Bu ilke doğrultusunda; kanunda net şekilde yer almayan herhangi bir suç için bir kimseye ceza uygulanamaz. Bu bağlamda; kişilere kanunda gösterilen cezanın dışında bir ceza verilmesi de mümkün değildir. Benzer şekilde ceza hukukunda insanilik ilkesi de yer alır. Bu ilke yargılama ve cezanın yerine getirilmesi aşamalarında insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamelelerin önüne geçmektedir.

Bu iki ilkenin dışında kıyas yasağı, yasanın geriye dönük etkili olmaması ve kanun önünde eşitlik gibi ilkeler de ceza hukukunda yer almaktadır. Kıyas yasağı da kanunilik ilkesine benzer biçimde kanunda yer alan cezalara atıf yapar. Kıyas yasağı ilkesine göre; yasada açıkça yazılı olmayan bir suç başka bir suça benzetilerek cezalandırılamaz.

Ceza hukuku; uygulanma biçimi, teorik altyapısı gibi sebeplerle oldukça karmaşık bir hukuk dalıdır. Neredeyse tüm toplumu ilgilendirmesi ceza hukukunu daha komplike hale getirmektedir. Bu yüzden Asliye Ceza Mahkemeleri ve Ağır Ceza Mahkemeleri’nde 10 yılı aşkın süredir görev yaparak tecrübe edinmiş avukatlar ile çalışmak ceza hukukunda uzmanlaşmış sayılabilir. 

Marhan Hukuk Bürosu alanında uzmanlaşmış avukat kadrosu ile farklı suçlar için ceza hukuku hizmeti ve danışmanlık veriyor. Ceza hukuku konusunda hukuki danışmanlık almak isterseniz hemen iletişime geçebilirsiniz.
https://marhanlegal.com/tr/iletisim/